Ön Söz

Çatışmalar ve felaketlerin tüm dünyada her gün milyonlarca insanı etkilediği günümüzde artık çatışmaların süresi uzamakta, insani krizler ortalama dokuz yıldan fazla bir zamana yayılmaktadır. Savaş, kıtlık ve doğal afetler, küresel ısınma başta olmak üzere doğal hayatı etkileyen problemler ve son bir yıldır hayatımızın her alanında etkisini hissettiğimiz pandeminin de gösterdiği üzere insani yardım çalışmaları bireyler, toplumlar ve devletler için hayati öneme sahiptir.

Bu alanda faaliyet gösteren kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve uluslararası aktörler, uzmanlık ve kapasiteleri doğrultusunda insan ızdırabını dindirmek veya yeni ızdırap sebeplerinin boy göstermesinin önüne geçmek için çalışmalarını sürdürmektedir.

Her ne kadar günümüzde afete zamanında müdahale etmenin bazı zorlukları iletişim ve ulaşım imkânlarıyla daha kolay aşılsa da artık afetlerin getirdiği uzun süreli yardım gerekliliği insani yardım kaynaklarını ve çalışanlarını zorlamaktadır. Bir başkasının acısını dindirmek için dünyanın her yerinde canlarını ortaya koyarak görev yapan insani yardım çalışanları ve gönüllüleri, artık daha fazla sorumluluk alarak ve daha büyük özverilerle görevlerini yerine getirmektedirler. Afetlerin felakete dönüşmemesi insani yardımın en başat temellerinden biridir. Sadece zamanında ve hızlı yapılan insani yardımlar değil, COVID-19 ve küresel iklim değişikliği gibi tüm insanlığın yaşadığı ve yaşayacağı zorlu dönemler için dirençlilik/ dayanıklılık ve sürdürülebilir insani yaşam koşulları oluşturmak için yapılacak çalışmalar ön plana çıkmıştır.

Bu aşamada bireysel ve toplumsal düzeyde dayanıklılık inşa etmek için afet hazırlığına odaklanılması ve bireylere bilgi ve beceri kazandırılarak güçlendirilmeleri ihtiyacı doğmaktadır. Bu kazanımların oluşması ve afetlerin etkilerinin azaltılmasına yönelik tüm çalışmaların temelinde ise disiplinler arası çalışmalarla üretilecek bilgi zeminine ihtiyaç vardır.

Son yıllarda insani yardım alanında çalışan kurum ve kuruluşların bünyelerinde afet öncesi ve sonrası çalışmalara yönelik araştırma birimleri oluşturması da bu ihtiyacın artık yakin derecesinde hissedildiğinin göstergesidir. Zira yürütülen insani yardım faaliyetlerinin hızlı ve zamanında yapılmasının yanı sıra afetlere hazır ve dayanıklı bir toplum inşası ancak afetlerin metodolojik analizlerin yapılması, incelenmesi ve değerlendirmelerinin yapılarak veri ve bilgi üretilmesi, bu ürünlere dayalı bir şekilde politikalar geliştirilmesiyle mümkün olacaktır.

Türk Kızılay olarak bu çalışmalarımızın bir parçası mahiyetinde 2020 yılına Türkiye’de insani yardım alanında yaşanan önemli gelişmelere mercek tutmak ve bu gelişmeleri sistematik bir şekilde analiz etmek üzere hazırladığımız “Türkiye İnsani Çalışmalar Yıllığı 2020”yi ilgililerin istifadesine sunuyoruz. Yıllığımıza destek veren tüm araştırmacılara ve kurumlara teşekkür ederiz. Başta Kızılay ailesi olmak üzere insani yardım çalışmalarına gönlü ve emeğiyle katkıda bulunan fert fert herkese insanlık adına şükranlarımızı sunuyoruz.

Dr. Kerem Kınık
Türk Kızılay Genel Başkanı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanmaktayız.    Daha Fazla Bilgi